Blog Makalesi

Çocuk Yetiştirirken Eşimle Anlaşamıyoruz: Ortak Sınırlar Nasıl Kurulur?

Bu yazı, Elif Nur Yazıcı’nın eğitim materyali, yayımlanmış araştırması ve belirtilen kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır. Genel psikoeğitim amacı taşır; tanı, kişiye özel değerlendirme veya tedavi yerine geçmez.

21 Ekim, 20266 dk okumaAile
Evde çocuk yetiştirme üzerine konuşan iki ebeveyn; arka planda resim yapan çocuk

Temsili görseldir. Gerçek bir danışanı veya görüşmeyi göstermez.

Çocuk yetiştirirken eşinizle farklı düşünmeniz, tek başına kötü bir ebeveyn olduğunuz ya da ailenizde her şeyin yanlış gittiği anlamına gelmez. Ortak ebeveynlik, her konuda aynı fikirde olmak değil; çocuğun ihtiyaçlarını gözeterek anlaşılır sınırlar ve paylaşılabilir sorumluluklar oluşturmaktır. Başlangıç için tek bir anlaşmazlığı seçmek, beklentilerinizi sakin bir zamanda konuşmak ve çocuğu aranızdaki tartışmanın hakemi yapmamak önemlidir.

Biriniz ekranın kapanmasını söylüyor, diğeriniz “Biraz daha oynasın” diyor. Biriniz ödev konusunda hatırlatma yaparken diğeri bunun fazla baskı olduğunu düşünüyor. Konuşma kısa sürede çocuğun neye ihtiyaç duyduğundan uzaklaşıp “Zaten sen hep…” diye başlayan bir tartışmaya dönüşüyor.

Böyle anlarda asıl yorucu olan yalnızca kural koymak değildir. Yalnız kalmış, anlaşılmamış veya emeğiniz görülmemiş hissedebilirsiniz. Meseleyi sadece “Kim daha doğru ebeveyn?” sorusuyla ele almak, bu ihtiyaçları konuşmayı zorlaştırır.

Anne baba tutumları neden farklılaşır?

Herkes ebeveynliğe kendi geçmişi, beklentileri ve kaygılarıyla gelir. Bir yetişkin için sıkı bir düzen güvenlik anlamına gelirken, diğeri aynı düzeni kendi çocukluğunda yaşadığı baskıyla ilişkilendirebilir. İş yükü, bakım sorumlulukları ve yorgunluk da aynı olaya farklı tepki vermenize eşlik edebilir.

Fakat tek bir tartışmadan eşinizin niyetini veya kişiliğini açıklamaya çalışmayın. “Çocuğu hiç önemsemiyorsun” yerine “Bu konuda hangi ihtiyacı korumaya çalışıyorsun?” diye sormak, konuşmayı daha somut hâle getirebilir. Anlamak, her davranışı onaylamak değildir.

Ortak ebeveynlik, her koşulda aynı şeyi söylemek değildir

Birbirinizi desteklemek, yanlış veya zarar verici bir davranış karşısında sessiz kalmayı gerektirmez. Aşağılama, tehdit ya da fiziksel zarar söz konusuysa öncelik yetişkinlerin aynı tarafta görünmesi değil, çocuğun güvenliğidir.

Güvenli koşullarda ise amaç, her küçük kararda kusursuz bir birlik görüntüsü vermek değildir. Çocuğun hangi konuda ne bekleyebileceğini anlaması ve yetişkinlerin kendi anlaşmazlıklarının sorumluluğunu almasıdır. Bir kuralın değişmesi de tutarsızlık olmak zorunda değildir; değişikliğin nedeni açıkça anlatılabilir.

Ortak sınırlar kurmak için beş başlangıç adımı

1. Bütün ebeveynlik sorunlarını değil, tek bir durumu seçin

“Evde hiçbir konuda anlaşamıyoruz” demek yerine son yaşanan olaydan başlayın: “Akşam ekranı kapatırken ne oldu?” Kim ne söyledi, çocuğun tepkisi neydi, konuşma nerede zorlaştı?

Ödev, uyku, yemek ve bütün geçmiş tartışmaları aynı konuşmaya taşımak yerine, o gün ele alabileceğiniz bir konu belirleyin. Her şeyi tek seferde çözmek zorunda değilsiniz.

2. Kuralın arkasındaki kaygıyı konuşun

Biriniz düzenin bozulmasından, diğeriniz çocuğun fazla sıkıştırılmasından endişeleniyor olabilir. Bu kaygılar, taraflardan birini “sert”, diğerini “ilgisiz” diye etiketlemeden konuşulabilir.

Örneğin: “Akşam hazırlığı uzayınca bütün sorumluluk bende kalıyor ve geriliyorum. Senin bu konuda zorlandığın yer neresi?” Bu bir iletişim örneğidir; her ailede aynı sonucu verecek hazır bir formül değildir.

3. Kararla birlikte uygulama yükünü de paylaşın

Kuralı birlikte belirleyip hatırlatma, hazırlık ve takip işlerini sürekli aynı kişiye bırakmak, ortaklığı eksik bırakabilir. “Ekran ne zaman kapanacak?” kadar “Kim hatırlatacak, sonrasında çocuğa kim eşlik edecek?” sorusu da önemlidir.

Görev paylaşımını günlük koşullarınıza göre somutlaştırın. Amaç her işi matematiksel olarak eşitlemek değil, yükün nasıl dağıldığını görünür kılmak ve yeniden konuşabilmektir.

4. Çocuğun fikrini alın, onu arabulucu yapmayın

Çocuğun yaşına ve gelişimine uygun biçimde görüşünü dinleyebilirsiniz: “Akşam hazırlanırken en çok nerede zorlanıyorsun?” Ancak “Annen mi haklı, baban mı?” sorusunun yükünü ona bırakmayın.

Dinlemek, bütün kararları çocuğa devretmek değildir. Güvenlikten ve bakım düzeninden yetişkinler sorumludur. Çocuğun önerileri, yaşına uygun bir plan oluşturmanıza katkı sağlayabilir.

5. İşlemeyen planı yeniden değerlendirin

Bir planın uygulanamaması otomatik olarak çocuğun “söz dinlemediğini” veya eşinizin sizi sabote ettiğini göstermez. Beklenti anlaşılır mıydı? Çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına uygun muydu? Uygulama için yeterli yetişkin desteği var mıydı?

UNICEF’in ebeveynlik rehberleri de anlaşılır, gerçekçi beklentiler ile şiddet içermeyen bir yaklaşımın önemini vurgular. Ortak sınır, yalnızca kuralı tekrar etmek değil; gerektiğinde nasıl uygulandığını birlikte gözden geçirebilmektir.

“Sen hep…” yerine ne söylenebilir?

  • “Sen zaten bütün kuralları bozuyorsun.” yerine: “Az önce farklı şeyler söyledik. Bu akşam için nasıl bir plan yapalım?”
  • “Her şeyi ben düşünüyorum.” yerine: “Hazırlık ve hatırlatma işlerini de paylaşmaya ihtiyacım var.”
  • “Çocuk seni hiç dinlemiyor.” yerine: “Bu sınırı anlatırken ikimiz de zorlanıyoruz. Hangi kısmını değiştirebiliriz?”

Bu cümleler kurmaca örneklerdir; gerçek bir danışan görüşmesinden alınmamıştır. Tehdit veya şiddetin olduğu bir ilişkide yalnızca sözcükleri değiştirmek güvenliği sağlamaz.

Elif Nur Yazıcı’nın araştırması aileye nasıl bir çerçeve sunuyor?

Elif Nur Yazıcı ve Yudum Söylemez’in 2021’de yayımlanan çalışması, 12–18 yaş arasındaki 242 ergen ve ebeveynlerinin verileri üzerinden ebeveyn niteliği, evlilik uyumu ve aile işlevselliğini birlikte ele alıyor. Bu yaklaşım, çocuğun yaşadığı güçlüğü yalnızca onun davranışına indirgemeden aile ilişkilerini de değerlendirmek için anlamlı bir çerçeve sunuyor.

Çalışma ilişkiseldir; herhangi bir ailedeki sorunun tek nedenini açıklamaz. Buradaki önerilerin etkisini kanıtlayan bir müdahale araştırması olarak da okunmamalıdır. Amaç ebeveynleri suçlamak değil, değerlendirmede daha geniş bir tabloya yer açmaktır.

Elif Nur Yazıcı’nın Ebeveynlerle Duygu Düzenleme Atölyesi ise yetişkinin kendi duygusunu fark etmesine ve ifade biçimine odaklanır. Bu yazıda da yalnızca hangi kuralı koyduğunuz değil, anlaşamadığınızda birbirinize ve çocuğa nasıl yaklaştığınız üzerinde durulmasının nedeni budur.

Ne zaman aile danışmanlığı desteği düşünülebilir?

Aynı anlaşmazlıklar tekrar tekrar yaşanıyor, çocuğunuz yetişkinler arasında taraf seçmek zorunda kalıyor veya bakım sorumlulukları konuşulamayan bir gerilim yaratıyorsa destek arayabilirsiniz. Yardım istemek için bütün denemelerinizin tükenmesini beklemek zorunda değilsiniz.

Görüşmede son yaşanan somut bir olayı, çocuğun yaşını ve günlük yaşamın nasıl etkilendiğini paylaşmak yararlı olabilir. Amaç kimin “iyi” veya “kötü” ebeveyn olduğuna karar vermek değildir. Başvuru nedeni ve ihtiyaçlar değerlendirilir; uygun çalışma biçimi buna göre ele alınır.

Önemli sınır: Korkutma, zorlayıcı kontrol, tehdit ya da şiddet varsa bunu sıradan bir iletişim anlaşmazlığı olarak değerlendirmeyin. Öncelik güvenlik ve kişiye uygun destek planıdır; birlikte yüzleşmeye veya ortak oturuma zorlamak doğru bir başlangıç değildir.

Esenyurt ve Beylikdüzü çevresinden ebeveyn görüşmesi başvurusu

Elif Nur Yazıcı’nın aile danışmanlığı çalışma alanı; ebeveynlik tutumları, çocuk ve ergenle iletişim ve aile içi sınırlar üzerinedir. Bu kapsam, eş veya partner terapisi hizmeti olarak değerlendirilmemelidir.

Ofis Esenyurt’tadır; Beylikdüzü ve çevresinden ulaşım için iletişim ve konum bilgilerine bakabilirsiniz. İlk görüşmeye kimlerin katılacağını ve uygun seçenekleri öğrenmek için randevu talebi oluşturabilirsiniz. İlk mesajda ayrıntılı kişisel veya sağlık bilgisi paylaşmanız gerekmez.

Her konuda aynı düşünen ebeveynler olmak zorunda değilsiniz. Birlikte ele alabileceğiniz ilk adım, çocuğunuzun ihtiyaçları etrafında konuşabileceğiniz tek bir konu seçmek olabilir.

Hazırlayan: Elif Nur Yazıcı web sitesi

Kaynaklar

Makale notu: Bu yazı, Elif Nur Yazıcı’nın eğitim materyali, yayımlanmış araştırması ve belirtilen kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır. Genel psikoeğitim amacı taşır; tanı, kişiye özel değerlendirme veya tedavi yerine geçmez.

İlgili çalışma alanları

Bu yazının konusuyla ilgili çalışma yaklaşımını ve görüşme sürecini inceleyebilirsiniz. Yazılar psikoeğitim içindir; kişiye özel değerlendirme yerine geçmez.